| YEMİNİ
Anadolu Alevî ve Bektaşi'lerince "YEDİ ULULAR" diye bilinen ozanlarımızdan olan YEMİNÎ, TASAVVUF EHLİ VE "ALİ MURTAZA" aşıkı bir zâttır. Ne yazık ki bu zâtın da doğumu, ölümü ve özel yaşamı hakkında kesin bir tarih ve tafsilatlı bir bilgi elde edemiyoruz.(3) YEMİNÎ hakkında yapılan araştırmaların sonucu olarak kabul ettiğimiz, Sayın İsmail ÖZMEN'in ALEVİ-BEKTAŞİ ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ" eserinin, 2. Cildi 43. sf.da YEMİNİ başlığı altında ki verilen bilgileri aynen aşağıya aktarıyor ve böylece bu ulu Ozanımız hakkında elde edilebilen bilgileri cânlarımıza ulaştırmış oluyoruz. Gerdiş-i çarh-ı felek seyran-a aşk Cümle eşya tabi-i ferman aşk Ayn Şin Kaf-ı Hakk vechindedir Hüsnünü gören olur kurban-ı aşk Fazıl oğlu Mehmet Yemini olarak bilinirse de, gerçek kişiliği, doğum ve ölüm tarihleri, eserleri, asıl adı hakkında yeterli bilgi ve belgeler yok. Ancak Alevi-Bektaşi geleneğinde "Yedi Ulular" olarak bilinen Fuzuli, Hatayi, Virani, Pir Sultan, Nesimi, Kul Himmet gibi saygın şairler arasında yer alan Yemini, on altıncı yüzyılda yaşamış, ancak yaşamı konusunda güvenilir nitelikte hiçbir bilgi yoktur. Bektaşi ozanının ömrü, Tuna ırmağı yörelerinde geçmiştir. Betova'da büyük bir dergahı olan, Bektaşi azizelerinden Akyazılı Sultanın ardalarındandır. Teskireler, bu şairden hiç söz etmez. Ancak Demir Baba velayetnamesinde adı: "Hafız Kelâm Yemini" olarak geçer ki, bundan Kur'an-ı Kerim'i ezbere okuduğu anlaşılmaktadır. Şiirlerinde koyu Alevi-Bektaşi inancını işler. On iki imama gönülden bağlılığını dile getirir. Şiirleri özellikle Alevi-Bektaşi toplumu içinde çok yaygın olan Yemini'nin kesin olarak doğum ve ölüm tarihleri bilinmemekle beraber, eserlerinden ve dolaylı bilgilerden 15. yüzyıl sonları ve 16. yüzyıl ilk yarısında sanılmaktadır. Yaşantısı hakkında o çağlarda yazılmış teskirelerde yeterli bilgi verilmemektedir. Asıl adının Ali olduğu, Akyazlı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiği ve "Yemini" mahlasını burada iken yazdığı şiirlerinde kullandığı söylenir.Yemini'nin şiirleri genellikle hece ölçüsü ile yazılmış olmakla beraber, bazı şiirlerinde aruz ölçüsünü de hatasız ve ustaca kullandığı görülür. Şiirlerinin toplu olarak bulunduğu bir divanı şimdiye kadar ele geçmemiştir. 1519'da yazdığı "Faziletname" adında manzum bir eseri bulunmaktadır. Bu Hz. Ali'nin kerametlerinden, cenklerinden methiye olarak bahseden, kutsal bir kitaptır. Yeni yazıyla Emek Basımevi tarafından basılmıştır. Fakat bu baskıda çok imlâ hataları bulunmaktadır. Bu şiirlerin bir bölümünde hurufî temaları işlenmiştir. Yemini, Alevi ve Hurufî inancına bağlı bir şairdir. İnsan-Tanrı birliğinin harflerle açıklanabileceğine inanır. Şiirleri Bektaşilik ile ilgili yazma dergilerde dağınık haldedir. Bazı şiirleri gazel tarzında yazılmıştır. Dizeleriyle aşkın niteliklerini, etkinliğini özelliğini dile getirirken Yunus Emre'nin anlayışına, düşüncelerine katılır. Arınmanın, ölümsüzlüğün ve olgunlaşmanın yolu saydığı aşk ile Tanrı'ya ulaşacağına içten inanır. Şiirde söz edildiği gibi eski yazıda aşk (aynşinkaf) harfleriyle yazılır. Divan geleneğine bağlıdır Hurufiliğe yatkın bir eğilimi vardır. Şiirlerinde Fazullah Hurufi'nin izini sürdüğü, onun görüş ve düşüncelerinden esinlendiği anlaşılmaktadır.(4) Limaallah'ın makamı vech-i Fazlullah imiş Limenil mülk'ün lisanı nutk-i Fazlullah imiş |
Genc Aleviler Harekati